Bir Hikaye Serisi Başlangıcı

Merhaba dostlarım

Geçen haftalarda yazmaya başladığım fakat bazı nedenlerden dolayı devam ettiremediğim bir hikaye serisini sizlerle paylaşmak istedim.

 

 

1.BÖLÜM

Barürk, varoluşundan bu yana bir çok kavme  ev sahipliği yapmıştır. Bara ırkı ve Ürk ırkı birbiri ile her zaman savaş içinde olup birbirleri le asla evlenmemiştir. Bu nedenle her iki ırkta saf ırktır. Kavimler benliklerini kaybetmemek ve Barürk gezegeninin hükümdarı olmak adına sürekli savaşmışlardır. Barürk te ki diğer hiçbir kavim onlarla savaşa girmemiştir ve onlardan olabildiğince ayrı yaşamışlardır. Barürk’ün en güçlü kavimleri olan Bara ve Ürk kavmi son zamanlarda yeni planlar yapmaya başlamıştır.

 

Yıl 1017

Ürk hükümdarı Etillah ve Dilraya Hanım’ın ilk oğlu doğmuştur. Etillah Bey’in ilk çocuğu ve ilk oğlu olduğu için O’na ne isim vereceği konusunda bi hayli heyecanlıdır. 25 yaşına gelen Etillah kendinden sonra tahta gelecek olan oğlunun ondan daha cesur ve daha güçlü bir savaşçı olması için dualar etmiştir. Oğlu doğduktan birkaç gün sonra Etillah Bey eşi ile bir gece vakti sarayda sohbet etmektedir.

Etillah Bey: Yıllardır hayalini kurduğum günler bu günler işte canım Dilrayam. Sonunda bir evladımız oldu.

Dilraya Hanım: Sevgili kocacığım umarım senin kadar cesur ve güçlü olur.

Etillah Bey: O’nun ismini senin vermeni isterim. Söyle bakalım oğlumuzun ismi ne olsun?

Dilraya Hanım: Gerçekten ben mi vereyim oğlumuzun ismini?

Etillah Bey: Eh tabi ki canım…

Dilraya Hanım: O’na atalarımızın isimlerinden birini vermeye ne dersin kocacığım?

Etillah Bey: Her biri birbirinden daha cesur Atalarımızın hangisinin ismini layık görürsün söyle bakalım.

Dilraya Hanım: Metih ismini vermek istiyorum. Bu ülkeyi kuran atamızın ismi ona şans getirir.

Etillah Bey: Çok iyi düşündün canım. Umarım Metih de dedesi gibi ülkemiz için hayırlı bir hükümdar olur.

 

Ürk devletinin baş kanunu ilk doğan erkek çocuk tahtın varisi olur. Diğer erkek çocukların tahta göz dikmesi kesinlikle yasaktır ve devlet kurulduğundan beri hiç taht kavgası yaşanmamıştır.

Ertesi sabah Etillah Bey bütün saray halkını Büyük Bahçeye çağırır. Halkın önünde oğluna isim vermek için hazırlanmaktadır. Saray halkı  Büyük Bahçeyi tamamen doldurmuş heyecanla Hükümdarın oğlunu görmek için bekliyorlardır. O sırada Etillah Bey geleneklere uymak adına beyaz cübbesini giymektedir ve oğluna da aynı cübbe giydirilir. Geleneklere göre çocuğun annesi bir süre halkın önüne çıkamayacağından Dilraya Hanım heyecanla eşini ve çocuğunu izlemektedir. Oğlu hizmetkarlar tarafından giydirilir.

Saray kapısının önünde hareketlilik başlar. Halk hükümdarın sonunda geliyor olduğunu anlar ve heyecanla kapıya doğru bakarlar. İhtişamlı cübbesi ve tacı ile önce hükümdar görünür ve ardından bakıcının kucağında ki oğlu.

Etillah Bey halka bakıp onlara seslenir;

“Ey kıymetli halkım. Bugün sizlerin önünde ilk evladıma ismini vereceğim.”

Oğlunu kucağına alır ve sağında ki bayrağa döner.

“Ey yüce devletimizin cesur Hükümdarları bu devlete yeni bir Hükümdar bağışlıyorum. Sizin bizlere emanet ettiğiniz bu toprakları korumaya ve genişletmeye yemin etmiş biri olarak görevimi yerine getirmeye çalışıyorum ve şimdi benden sonra benim görevimi üstlenecek oğluma devlet kurucumuz Metih’in ismini veriyorum.”

Oğluna bakar;

“Ey oğlum senin adın Metihdir. İsmini en iyi şekilde taşıyacağına eminim. Tanrı seni korusun ve sana yardım etsin.”

Halkın gözleri dolmuştur. İlk defa bir törende Barürk bu kadar aydınlık olmuştur ki bilge insanlar bunun bir işaret olduğunu savunmuştur.

Reklamlar

Bir Kısa İçtenlik

İnsan ne kadar ertelerse işlerini o an çok fazla mutlu olur.                                                          Neden? Çünkü bir işten kurtulmuştur ve ileride ki pişmanlığını göremez.                               Ne zaman bir işi ertelese ondan kurtulduğunu zanneder.                                                           Oysa başına büyük bir bela almıştır.

İşin büyük veya küçük olması değil. Var olan işi asla ertelememeli. Zaman daralıyor. Pişman olmamak için şimdi  fedakarlık yap.

Sosyal Medya da Algı Operasyonu (1)

social-media2

MERHABA SİZLERE ESKİ BLOĞUMDA PAYLAŞTIĞIM İLGİ GÖREN BİR YAZIMI SUNMAK İSTEDİM. BU YAZININ BİR DEVAMI GELMEDİ ANCAK BU SİTEDE BU YAZININ BİR DEVAMINI YAYINLAMAYI PLANLIYORUM.

#AYRICA 5 BÖLÜMDEN OLUŞACAK BU YAZIYI KISALTARAK 2 BÖLÜME İNDİRMEK İSTİYORUM. BU BİR GİRİŞ NİTELİĞİNDE YAZIDIR.# 

 

21.yy’da teknolojinin hızla gelişmesi ve sosyal paylaşım sitelerinin çocuk genç yaşlı demeden herkes tarafından aktif ve özgür olarak kullanılması teknolojinin gelişiminden daha hızlı bir şekilde ilerlemektedir.Bugün normal bir sosyal paylaşım sitesi kullanıcısının yani sanal alemde fenomen olarak tabir ettiğimiz kullanıcıların dışında kalan fenomen olma çabasında ki kişilerin fenomen adı verilen sanal alem ünlülerinin paylaşımlarına ve paylaşımlarında ki  yansıttıkları hayatlarına özenerek hayat kurmaya çalışan 15 yaş ve üstü bir kesimden söz etmek istiyoruz.Biz her ne kadar 15 yaş ve üstü desek de gün geçtikçe bu yaş sınırı bi hayli gerilemeye başladı. Ergen olarak da tabir ettiğimiz bu kitle yetişkinliğe ilk adımlarını atmaya başlamıştır ve bu nedenle düşünceleri aralıklarla değişkenlik gösterebilir. Bir uzman kadar olmasa da bizler de bir ergenin iç dünyası hakkında az çok bilgi sahibiyiz. Bilgilerimizin kaynağı kendimiz de olabiliriz!

Sosyal medya da bir çoğumuz farkında olmasak da büyük bir algı operasyonu var. Sosyal medya da insanların sadece en iyi oldukları anların fotoğrafları bulunur veya normal günlük yaşantısında da öyle bir insanmış hissi yaşatan mükemmeliyetçi aşk yaşayan veya çok acı çeker gibi sözler paylaşan insanlar bulunmakta. Sosyal medyaya yeni girmiş birisi veya sosyal medyada ki fenomenlere özenen onları gibi olmak isteyen ergenler de hiç aşk duygusu yaşamadığı halde veya bir hoşlanma duygusu sonrası  sanalda kendilerini çok acı çekiyormuş gibi veya tam tersi bir durum olarak gösterebiliyorlar. Tek amaçları ise sosyal medyada fenomen olmak. Sanal hayat gittikçe gerçek hayatını da etkiliyor ve işte böylece ergenler aslında olmadıkları bir kimliğe yani sanalda önceden fenomen olmuş birisinin kimliğine bürünürler.

Başta demiştik ya algı operasyonu var diye, o algı operasyonunu kim başlatıyor? “Benim akrabalarım arkadaşlarım da fenomen onlar da mı algı operasyonu yapıyor?” diye sorabilirsiniz. Hayır onlar sadece algı operasyonunun başarılı örnekleri. Pek tabi bu operasyonda her ne kadar insanlar fenomen olma yolunda ilerleseler de bazıları için bu mümkün olmayabilir. Eğer kişi özendiği o fenomen kişiler gibi bir insan olamazsa bu sefer kendisinin yetersiz olduğunu düşünür. Operasyonun asıl amacı da budur.Kendine güvenmeyen nesil yetiştirmek! Tahmin edebileceğiniz üzere bu operasyonu üst akıllar başlatıyor. Nasıl mı? Yurt dışında ki mega ünlüler sayesinde tabi ki. Onlar instagram’dan facebook’tan twitter’dan her nerden hayatlarından bir şeyler paylaşırlarsa daha karakteri tam oturmamış ergenler onların hayatlarının hayalini kurarlar. Perde arkasında büyük bir oyun oynanıyor.


# İmla hatalarımızı (varsa) yorum olarak bildirebilirsiniz.

#Başarılı İnsan Oluyoruz# BÖLÜM 1- GÜNLÜK PLAN

StudentsGroup

 

Merhaba

Başarılı bir insan olabilmek için öncelikle tahmin edebileceğiniz gibi planlı ve düzenli bir birey olmamız gerekir. Evet bu zamana kadar okul hayatımda pek başarılı olduğum söylenemez fakat sömestr tatilinin başlangıcı ile birlikte okul hayatımın daha iyiye gitmesi için oturup düşündüm ve okul hayatımda başarılı olabilmek için günlük belirli bir plana göre ilerlemek zorunda olduğumu gördüm. Ben lisede bir dil öğrencisiyim ve İngilizceyi gerçekten sevdiğim için onu bir dersten daha fazlası olarak görüyorum bu yüzden gerçekten ÖĞRENMEK için günlük bir plan hazırlamak istedim. Tabi ki İngilizcenin yanı sıra diğer derslere de önem vererek 2.dönem daha farklı bir karne ile karşı karşıya kalacağım.  Hiç bir zaman düzenli bir hayatımın olmadığını fark ettim ve bu yüzden düzenli olabilmek için öncelikle işe odamdan başladım. Bugüne kadar bilgisayarımı yatakta kullanırken artık bir masaya ihtiyacım olduğunu gördüm.Odamda nasıl bir düzen kurduğumu ve çalışma masamın nasıl olduğunu bir başka yazıda daha detaylı olarak değineceğim. Şimdi günlük plana geçelim

 

Günlük planımı günlere ayırarak yapmadım.

Öncelikle hafta içi plandan başlayalım: Her gün İngilizce de o günün konusunun tekrarı yapılacak ve ek olarak yeni konular konu anlatım kitabından çalışılacak. Örneğin o gün okulda işlenen konu ünite 1 ise öncelikle ünite 1 çalışılacak daha sonra ünite 3 e kadar konu anlatım kitabından konu okunulacak. Diğer derslere gelince o gün hangi ders işlenmişse hepsi tekrar edilecek. Not tutuluyorsa notlar yeniden okunacak eğer not tutulmuyor ise internetten kaynak bulunacak.

Hafta sonları ise; İngilizce hafta içi işlenen bütün konular tekrar edilecek ve ek olarak okunan yeni konular baştan tekrar edilecek. Pazar günü ek bir konu daha okunarak çalışma tamamlanacak. Diğer derslerde de anlaşılmayan konular tekrar edilecek.

 

Dil öğrencisi olduğum için okulumuzda  matematik gibi sayısal dersler verilmiyor. Bunun sebebi sayısal dersler de eklendiğinde meslek derslerine yer kalmıyor oluşu.

Bu program 2.dönemin birinci sınavlarına kadar olan süreyi kapsar. Birinci sınavlar bittikten sonra ek olarak evde matematik dersine çalışacağım. Günlük olarak çalışma söz konusu olamaz ise hafta sonları 1 saatimi matematiğe ayıracağım ta ki okul kapanana kadar. Yaz programı da hazırlanacak fakat şu an bunun için çok erken.

Günlük olarak sadece ders çalışma dışında elbette günlük olarak düzenli spor yapacağım ve pek tabi okul ile alakası olmayan bir çok şey ile ilgileneceğim fakat bunlara en fazla günde en fazla yarım saat ayırarak yapacağız.

 

Bölümler halinde nasıl bir yola çıktığımı anlatmaya çalışacağım.